İnşaat Haberim

Çimento sektöründe, Avrupa zirvesindeki tek kadın !

Çimento sektöründe, Avrupa zirvesindeki tek kadın !
Bu haber 15 Kasım 2016 - 7:16 'de eklendi ve kez görüntülendi.

Çimsa Genel Müdürü Nevra Özhatay, bugün çimento sektöründe sadece Türkiye’de değil Avrupa’da da zirve noktasındaki tek kadın.

Nevra Özhatay bugün çimento sektöründe sadece Türkiye’de değil Avrupa’da genel müdürlük seviyesinde tek kadın. Tam 22 yıldır Sabancı Grubu Çimento Grubu bünyesinde çalışıyor. 2009 yılında Çimsa CFO’luğuna atanmış, ordan da Genel Müdürlüğe yürümüş. Tüm dünyadan 25 ülke temsilcisinin yer aldığı Çimento Sürdürülebilirlik Girişimi’ndeki tek kadın da o.

“Ben alıştım artık her gittiğim yerde tek kadın olmaya” diyen Nevra Özhatay, özel bir tepki görmediğini anlatıyor. Şirketin genelinde kadın çalışan yüzde 9 ancak üst yönetimde oran yüzde 37’yi bulmuş. Yeni mühendis alımında yüzde 50 kadın eleman şartı koyduklarını anlatan Özhatay, “Çimentoda kadın normalde fabrikada laboratuvardadır, finanstadır, insan kaynaklarındadır. Ancak zorlu olan mühendislik ve satış tarafındadır. Buraları çok erkek egemen. Şimdi de yavaş yavaş kadının varlığını görmeye başlıyoruz” bilgisini veriyor. Peki bu yolda bir zorluk yaşadı mı Özhatay: “Bir zorluk yaşamadım. Sabancı Grubu çok değerli bir grup. Bir işi yapabilecek olan insanın özelliklerine bakıp, en iyisini yapana o görevi veriyorlar. Ben erkek olsaydım da böyle olurdu, kadın olduğum için bir şey değişmedi” yanıtını veriyor.

60 ülkeye adıyla istenen beyaz çimento satıyor

Nevra Özhatay bugünlerde çok yoğun. “Çimsa olarak yattığımız yeri bilmiyoruz desek yeridir” sözleriyle bunu ortaya koyuyor. Yoğunluğun ilk nedeni, 2012 yılında Çimsa bünyesine katılan Afyon Çimento için yaptıkları yeni fabrika. 165 milyon dolarlık yatırımla hammadde kaynaklarına yakın ve şehrin dışında bir bölgeye taşınıyor fabrika. “15 gün içinde devreye alacağız fabrikayı” diyen Özhatay, fabrikanın hem çevresel performansının geliştirildiğini hem de kapasitesinin artırıldığını belirtiyor. Bölgedeki hızlı tren projesi, Konya’daki projeler, Afyon’da spor turizminin hareketlenmesi bu kapasite artışında etkili olmuş. İkinci yatırım ise Eskişehir fabrikasında atık yakma rekoru kıran fırının beyaz çimento da üretebilir hale getirmek üzerine.

Nevra Özhatay, Çimsa’nın beyaz çimentosunun tüm dünyada kendi adıyla bilindiğini vurguluyor. Arjantin’den Danimarka’ya, Güney Kore’ye kadar 60 ülkeye çimento satıyor Çimsa. Kalitesi bilinen ve güvenilen bu ürünün ismen istendiğini, Çimsa markalı olduğu için daha çok ödenen bir ürün olduğunu anlatıyor Özhatay. “Dünya talebini karşılayamaz hale gelince Eskişehir yatırımını gündeme aldık” diyen Özhatay, bu yatırımın 55 milyon dolar seviyesinde olduğunu ve 2017’nin ilk yarısında tamamlanacağını söylüyor.

Üretimin yüzde 75’ini ihraç etmenin ardındaki sır

Bu yatırımla Çimsa’nın beyaz çimento üretim kapasitesi 1.2 milyon tondan 1.6 milyon tona yükselecek. Çimsa’nın 1 milyon tonluk ihracatı da bu sayede daha da artacak. Tüm dünyada beyaz çimento üretiminin 25 milyon ton, deziaşırı ticareti yapılan 5 milyon ton olduğu düşünülürse hiç de azımsanacak bir rakam değil bu. Özhatay bunun ardındaki yapıyı anlatıyor: “Beyaz çimento üretimimizin yüzde 75’ini ihraç ediyoruz. Bunun ardında Çimsa’nın çeşitli ülkelerde yaptığı depolama tesisleri var. Örneğin İspanya’da 2 terminalimiz var. İspanya’daki müşterimiz bir kamyon ürün istediğinde ona hemen tedarik edebiliyoruz. Üretici istediği anda istediği ürünü alabiliyor. Bu, Çimsa’nın öncülük ettiği bir model. Dünyada böyle terminalleşme bizde var. Beyaz çimentoda ilk kez EPD, Çevreye Duyarlı Ürün sertifikası aldık. Bu belge ihracatta bizi öne geçiriyor.”

Değerlendirilmeyen atık dağları en büyük fırsat

Nevra Özhatay, çimento sektörünün geleceğine baktığında en büyük fırsatı alternatif yakıtta görüyor. “Değerlendirilmeyen atık dağları var” diyen Özhatay 2030’da Türkiye’nin sürdürülebilirlik hedeflerine uyabilmesi için bu fırsatı değerlendirmemiz gerektiğini önemle vurguluyor. Fosil yakıt yerine evsel ve endüstriyel atıkların yakılması sektörün sürdürülebilirliği açısından çok önemli. Çimsa bugün Eskişehir fabrikasında 50 bin ton atığı yakıyor. Ancak Eskişehir’de bulunabilen endüstriyel atık Niğde’de bulunamıyor. “Niğde’de de yakmak isteriz ama bulamıyoruz. Evsel atıkları ayrıştırırsak, onları yakabileceğiz. Avrupa’da vahşi depolama yasak. Atığınız varsa para ödeyip bertaraf etmeniz gerekiyor, bizde ise ben atığı para verip alıyorum. Bu ekonomik sistemin değişmesi gerek. Japonya’nın hiç fosil yakıt kullanmadan çimento üretebilen fabrikaları var. Türkiye’de ise atık anlamında tedarik zincirinde sorun yaşanıyor malesef. Örneğin kanalizasyon atıkları da çamur olarak toplanıp yakılabiliyor ancak bunun için bu tesislerin yapılması gerekiyor. Burada Türkiye atığın da ekonomik değeri olan bir malzeme olduğunu anladığı noktaya ilerliyor.”

Bu noktada Özhatay, “Ülke olarak bu konuda ilerledik” diyerek anlatıyor: “İlk defa biyokütleden enerji üretimine teşvik çıktı. Ayrıca Çevre Bakanlığı tüm çimento fabrikalarının bacasına emisyon ölçer koydu ve online olarak takip ediyor.” Özhatay, Çimsa olarak sürdürülebilirlik projelerinin sadece enerji ile sınırlı olmadığını Niğde ve Mersin fabrikalarında bölge çocukları için yaz kampı yaptıklarını da ekliyor.

Türkiye’deki fabrikalar Avrupa’nın gerisinde değil

Çimsa, dünya devi çimento şirketlerinin kurduğu ve sürdürülebilirlikte en iyi örnekleri paylaştıkları bir platform olan Çimento Sürdürülebilirlik Platformu’na (CSI) Türkiye’den üye olan tek şirket. Nevra Özhatay, iş güvenliğinde sürdürülebilirliğin öneminin de altını çiziyor. Türkiye çimento sektörünün çok yatırım yaptığını belirten Çimsa Genel Müdürü, “Ben Avrupa’da çok fabrika gezdim. Türkiye’deki fabrikalarımızın onlardan geri kalan bir tarafı yok. Türk çimentocusu fabrikasına yatırım yapar, bırakmaz. Teknoloji açısından hiç geri kalan bir tarafımız yok” diyor.

Çimento Araştırma Merkezi ilk ürünlerini veriyor

Çimsa, Türkiye’de bir ilk olan Çimento Araştırma Merkezi ile özel ürünler geliştiriyor. “Böyle bir merkezin dünyada örnekleri de çok az” diyen Özhatay, merkezde uygulama geliştirme de yapıldığını anlatıyor: “Bizim ürünümüz bir toz, kendi başına hiçbir anlamı yok. Mıcırla, suyla ya da yapı kimyasalları ile birleştiğinde beton oluyor, yapıştırıcı, dolgu oluyor, taş oluyor. Uygulamanın içinde nasıl performe ettiği ve değiştirdiği önemli. Bu merkezde çimentomuzun müşterinin kullanımı içinde nasıl performans gösterdiğini çalışıyoruz, böyle olunca müşterinin süreçlerine giriyoruz. Antibakteriyel, kendi kendini temizleyen çimento… 16 yıl önce kurduk bu merkezi ve ürünlerini vermeye başladı. Şimdi bu ürünleri Formülün Adı başlığı altında özel ihtiyaçlara özel çözümlerle lanse ettik.”

Şehir hastaneleri can veriyor, 2017’de iki haneli çıkış olmaz

“Bizim bulunduğumuz illerde talep canlı. Altyapı projeleri ve ara projeler canlı. Şehir hastaneleri şu anda önemli projeler. Adalet sarayları, cezaevleri… İç Anadolu’daki üretimin diğer bölgelere ulaşabilmesi için altyapı projelerine ihtiyaç var. Önümüzdeki yıl için de talebin stabil gideceğini öngörüyorum. Ne iki haneli bir düşüş ne de iki haneli bir çıkış görmüyorum. Döviz kurunun çıkışı ise şirketlerin pozisyonuna göre farklı etki yapıyor. Biz ihracatçı bir şirketiz, fosil yakıtı ithal ediyoruz, burada pozisyonumuzu yönetiyoruz. Eğer geliriniz Türk Lirası, borçlanmanız dolarsa oturup düşünüyorsunuz. Bizim şu anda böyle bir durumumuz yok.”

İlk Entegre Rapora o imza atacak

Çimsa 2017 yılında Türkiye’de ilk defa sanayi alanında entegre raporlama yapan şirket olacak. Peki nedir bu entegre rapor? Nevra Özhatay şöyle yanıtladı: “Her halka açık şirket bir faaliyet raporu çıkarıyor. Faaliyet ve sürdürülebilirlik raporları geçmişe yönelik iken, entegre rapor şirketin varlığının gelecekte de ne etki yapacağını ortaya koyan bir rapor. Kısa, orta ve uzun vadede Çimsa’nın nasıl değer yaratacağını ortaya koyacak. Daha kapsayısı ve geleceğe yönelik. Daha kimse çıkarmadı, biz üzerinde çalışıyoruz. Dünyada da daha çok yeni. Entegre raporun kapsamı da daha yeni oluşturuluyor. Format daha çok belirli değil. Burada belirleyici olan, raporu yazanlar olacak.”

Mikserler ölüm makinesi yol güvenliği için çalışıyoruz

“Bütün çimento şirketlerinin mikserlerinde takip cihazı vardır. Ama iş güvenliği makine ve ekipman yatırımı ile değil, şoförde davranış değişikliği ile sağlanır. Biz Çimsa olarak büyük şehirlerde olmadığımız için trafik sıkışıklığını yaşamıyoruz. Ama biz de şunları yaşıyoruz; kayıp devriliyor, kırmızıda geçiliyor gibi… Ölüm makinesi diyorum ben bunlara ve sizin hatanız olmasa bile sıkıntılı sonuçlar oluşabiliyor. Güvenli sürüş, ekipmanın bakımı çok önemli. Bu çimento sektöründe bugün tüm dünyada önemli bir konu.”

Tek zorluğu futbol sohbetlerinde yaşıyorum

Çimento sektöründe bir kadın, Nevra Özhatay. Hiçbir zorluk yaşamıyor mu?

“Zorluğu futbol bilmediğim için yaşıyorum. Takım tutmuyorum. Orada bir kopukluk oluyor bende. Milli takımı tutuyorum. Gerçi her yönetici ile anlaşıyorum Galatasaraylı, Fenerli, Beşiktaşlı ama sohbette sorun oluyor.” Futbol, ilgisi dışında ama Nevra Özhatay sıkı bir koşucu. Hemen her sabah mesai öncesi koşuyor. Yarı maraton seviyesinde, hayali maraton koşmak ama şimdilik zaman sorunu nedeniyle koşamıyor. “Emekli olunca koşarım diye düşünüyorum. İdmanı için haftada belirli bir saati ayırmak gerekiyor.”

“Türkiye’de çimento sektörü sıkılacak bir sektör değil, sürekli gelişiyor. Ben sektöre girdiğimde kişi başı tüketim 300 kiloydu, şimdi 900 kiloya çıktı. 2000 krizinde Türkiye’de tüketim 25 milyon tona düştü, şimdi 65 milyon ton. Macaristan’da olsam belki sıkılırdım ama burada böyle bir vaktim olmuyor.”

Dünya

POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
SON DAKİKA